Yıldız

Bir meltem eser havalandırırdı saçlarımı

Dalga dalga vururdu yüzüme yalnızlığımı

Her akşam, ufuk kızıla boyardı boğazımı

Bir çaputla bağlardım, yanardağlar kıskanırdı

Yalnızca mürekkebin yansımasında izlerdim yıldızları

Daha parlak gözükürlerdi, gece kıskanırdı

Dolunayı çizmeye çalışırken kirletirdim hep sayfaları

Hangi kılıç keserdi ki kınını?

Sayfalarım keserdi parmaklarımı

Sevmezdi kızılı kalemim gelmezdi elime, utanırdı

Ah o yıldızlar, neden öyle uzaktalardı?

Almazdı aklım, anlamazdım hiçbir yanını

Güneş oluncaya dek aydınlatan hayatı

07/Ekim/2019

Yorum bırakın