Öyledir ki dünya; gördüklerin hiç, göremediklerin piç olur.Yaklaştıkça, içine girdikçe, eşeledikçe hepsi yük olur.Bir kelime dudaklarında, mermerden heykel olur.Taştan iradesiyle, koca bir uçurum, bulutlarda sur olur.Davrandığında çekiç ve çivine; simsiyah mürekkep, yüreğinde katran, elinde zamk, zihninde pus, dilinde zehir olur. Dev dalgalar yakarış, aşmaya çalıştığın her hendek bataklık olur.Gökyüzünün durgun sessizliği, kulaklarında çığlık olur.Dünyanın dönmekteki“Ziyan” yazısının devamını oku
Yazar arşivleri: Antagonist
4 Dörtlük
Sen koy kurallarını dilediğinceOnlara bile uymak benim keyfimceNe fark eder ki ben öldükten sonraHa cennetçe öğrenmişim ha cehennemce Cennetine alsan ne olur bu dünyamı cehennem ettikçeCehennemine alsan ne olur cennet dünyamı hiç ettikçeBen korkmam senden, senin korktuğun kadar bendenÇünkü ancak varsın kalbim seni var ettikçe Ben ne yaradanlar gördüm kalıp kalıp kitaplardaHangisine sorsam diğerine bir“4 Dörtlük” yazısının devamını oku
Bilmece I
Gezinmek arasında hayallerin bir tanrıymışçasınaVe ezilmek altında imkansızlıklarınin yarın yokmuşcasınaVar etmek her şeyi sırayla, tanrıyı bile vakitliceVe yok olmak hep zamanda, tanrıyı bile silmeceKaralanmak bir kağıdın üzerine, görmemek gün yüzü bir kere bileKaralanmak bir kömür madeninde, görünmemek geceleri bile bir kereYakalanmak böyle bir şey işte kendine, her yeni bilmecede
Gebe
Her dakika büyüyen bir yalnızlık var dünyanın karnında O tekmeler siz deprem oldu sanarsınız Her saniye yaşlanıyor hislerimizBir gün hepimiz doğuracağız Yağan her yağmurda küçülecek yüreklerimizToz bulutları dağıldı diye sevineceğiz Her gün ışığıyla kararacak gözlerimiz Karanlığa alışacağımıza inanacağız Bir gün hepimiz doğacağız, yarıp karnını dünyanın Yeni bir yaşamı katledeceğiz her sevişmede Hiçbir zaman anlayamayacağız yalnızlığı“Gebe” yazısının devamını oku
Çifte Kumar
Gördüğüm her çiftten nefret ettim bugün, sırf çift sayı diye sinek ikiden bile. Bazen insanların ikiz yaratıldığına inanamıyor yani insan. Yahu diye bağırıyor ve soruyorum -var mi ötesi -. Bence yok çünkü ben tatmadım. Tatmak ister miyim onu da bilmiyorum elbette. Bazen bir kitabın sayfalarını çevirmek istiyorum. Okuduğum ya da okumuş gibi yaptığım ve hiçbir“Çifte Kumar” yazısının devamını oku
-ebilmek
Vakit varken hala yapmalı insan bazı şeyleri. Mesela sevmeli bir şeyleri. Okumalı hala okuyabiliyorken en güzide kitapları veya öğrenmeli okumayı ve yazmayı. Sonra da yazmalı mütevazı bir şekilde, hala yazabiliyorken benim gibi. İnanmalı bir şeylere tüm kalbiyle. Hatta bazen bir tanrıya bile inanmalı bir insan. Ben pek inananlardan olamadım ama epeyce sevenlerden olduğum konusunda iddialıyım.“-ebilmek” yazısının devamını oku
Yolsuzluk
Bazen kendi dertleri yetmez insana. Başkalarının dertlerini de dert edinmek ister ve bu derdin de kendince en kıymet verdiği insana ait olmasını diler. Peki ya en kıymet verdiği insan bu derdine onu ortak etmek istemiyorsa? Zaten bütün sorun da burada başlamıyor mu? Anlaşılamama girdabında sürüklenmelerin yol açtığı anlamsız tartışmalar vs. bütün bunlar insanın içini yer,“Yolsuzluk” yazısının devamını oku
Ateş
Aldım yine kalemimi elime, almasam ağlayacaktım çünkü. Yazmasam ağlayacaktım demişti bir şair bir şiirinde, onu hiç bu kadar iyi anlamamıştım daha önce. Yazmasam ağlayacaktım çünkü… gerçi ağladım da biraz ama kimin umurunda? Birisinin umurunda olmalı mı olmamalı mı ondan bile emin değilim zaten artık. İnsan hayatı boyunca namuhtaç yaşamaya çalıştıktan sonra çoğu insan için bozukluk“Ateş” yazısının devamını oku
Serçe
Her gün onlarcasını gördüğümüz ve duyduğumuzSerçelerden ölüme en yakın uçanıNasıl düşüyorsa toprak ananın kucağına ansızınVe kesiliyorsa kaskatıArtık benim ruhum da öyleCanın kopup gidişine bile ağıt yakacak mecali yokUzanıp yatıyor boylu boyuncaBir işgüzar gelip de daha yüksek bir yere koyarsa diye Daha yeni kurtulmuşken uçmak zorundalığındanDaha yeni kavuşmuşken toprak anaya kusursuz bir teslimiyetleKanadını dahi kıpırdatmıyor kimse“Serçe” yazısının devamını oku
Adem’in Elması
Elma boğazımda, sen o elmadaSakladı dünyayı gırtlağımaBölsem ikiye barışır mıyız?Söyle Âdem, bir elma nasıl bedel dünyaya? Alırsam cenneti, almazsam dünyayı veriyorumNasıl pazarlık bu? Hep ben kaybediyorum.Çağırın uzlaşmacıları masayaBu kez sünneti ben icra ediyorum Bahçemden geçerdi şarabın nehri, kırmızıYâr istedi bir kadeh kokteyl, içinde beyazıNe yapardım bir bahçe uğruna, sonsuza dek bu dırdırlaBir elmaya almasaydım dünyayı?“Adem’in Elması” yazısının devamını oku
