Albert Camus

  • İnsanın bir tek annesi olur. (s.12)
  • Bunun budalaca bir düşünce olduğunun farkındayım zira burada peşinde oldukları gülünç bir şey değil, cinayetti. Mamafih ikisi arasındaki fark öyle büyük de değildi, neyse, o an aklımdan bu geçti işte. (s.78)
  • Zil bir kez daha çalıp odanın kapısı açılınca, bana doğru kabarıp gelen salondaki sessizlik oldu, sessizlik ve genç gazetecinin gözlerini benden kaçırdığını fark ettiğimde kapıldığım o benzersiz duygu. Marie’nin olduğu tarafa bakmadım. Zamanım olmadı çünkü mahkeme bana tuhaf, resmi bir üslupla Fransız milleti adına, bir meydanda, başımın kesileceğini söyledi. (s.97)
  • Umut, nefes nefese koşarken bir sokağın köşesinde, arkadan yetişen bir kurşunla vurulmaktı elbette. (s.99)
  • Oysa giyotin bu hayali de her şeyi olduğu gibi ezip geçiyordu: İnsan gizli saklı, biraz utanç ve çokça da isabetle öldürülüyordu. (s.101)
  • Anne sık sık, insan tamamıyla hiçbir zaman mutsuz olmaz derdi. Gökyüzü renklenip hücremden içeri yeni bir gün süzülüverince ona hak veriyordum. (s.102)
  • Şimdiye kadar böyle yaşamıştım, başka türlü de yaşayabilirdim. Şunu yapmıştım, bunu yapmıştım. Bir şeyi yapmamıştım, başka bir şeyi yapmıştım. Ne fark ederdi? (s.108)

    Yabancı (Can Yayınları,2019)

Yorum bırakın