Carl Gustav Jung

  • Nasıl ki sosyal bir varlık olarak insan uzun vadede toplumla bağı olmadan yaşayamazsa, birey de dış faktörlerin yıkıcı etkisini göreceli olarak azaltabilen dünya ötesi bir prensip olmadan hiçbir zaman varoluşu ve spiritüel ve ahlaki özerkliği için gerçek bir neden bulamaz. (s.46)
  • …insan kendisi için bir muammadır. (s.58)
  • İdeal bir anlama her iki tarafın da diğerinin yaşadığı deneyimleri hiç düşünmeden birlikte yaşayabilmesidir. (s.63)
  • Yan yana toplanan milyonlarca sıfır, maalesef, bir etmez. (s.65)
  • Sanki iyi disiplinli bir kalabalığın bir tek deli adamın elinde neler yapabileceğini tüm dünya yeterince görmemiş gibi. (s.65)
  • Maalesef çok açıktır ki, birey kendini ruhen yeniden yaratamazsa, toplum da yaratamaz, çünkü toplum kurtuluşu arayan bireylerin toplamından oluşur. (s.66)
  • …modern insan ancak kendisinin bilincinde olabildiği ölçüde tanıyabilmektedir kendisini. Bu da büyük ölçüde çevresel koşullara, bilgi edinme dürtüsüne ve özgün içgüdüsel eğilimlerini bir ölçüde değiştirerek kontrol altına almasına bağlı olan bir yetenektir. (s.81)
  • Bilinci ne kadar genişlemiş ve farklılaşmışsa, ahlaki yapısı o denli geri kalmıştır. İşte günümüzdeki sorun budur. Akıl tek başına yeterli değildir. (s.92)
  • Sevginin bittiği yerde, güç savaşları, şiddet ve terör başlar. (s.95)

    Keşfedilmemiş Benlik (Sayfa Yayınları, 2012)

Yorum bırakın