Friedrich Nietzsche

  • Bir zamanlar tanrıya küfretmekti en büyük küfür, ama tanrı öldü ve böylelikle bu kâfirler de öldü. (s.7)
  • Severim kendi erdeminden kendi tutkusunu ve kendi kara talihini yaratanı: böylece ancak erdemi uğruna yaşamak ister o ve artık yaşamak istemez.(s.9)
  • Saygı duy otoriteye ve itaat et, hatta kör topal otoriteye bile! Bunu gerektirir iyi uyku. Ne gelir ki elimden, iktidar topak bacaklarla gezinmekten hoşlanıyorsa.(s.22)
  • Hep geriye, karanlık zamanlara bakarlar: o zamanlar gerçekten kuruntu ve inanç bambaşka bir şeydi doğrusu; aklın çılgınlığını tanrıya benzemekti ve kuşku duymak günahtı.(s.27)
  • Kendi hükmünü vermesi yaşamının doruk noktasıydı: yücelmiş olanın yeniden alçalmasına izin vermeyin! Kendi kendinden böyle acı çekene tez bir ölümden başka bir kurtuluş yoktur.(s.31)
  • “Yaşam sadece acı çekmektir.” – böyle der diğerleri ve yalan söylemiş de sayılmazlar: o halde siz buna bir son vermeye bakın! O halde sadece acı çekmek olan yaşamı sona erdirmeye bakın! Ve şöyle olmalı erdeminizin öğretisi: “ Kendi kendini öldürmelisin! Kendinden kaçıp kurtulmalısın!”(s.39)
  • Devlet tüm soğuk canavarların en soğuğudur. Soğuktur söylediği yalanlar da; ve şu yalan dökülür dudaklarından: “Ben devlet, halkın ta kendisiyim.”(s.43)
  • Böyle söyler deli: “İnsanlarla ilişki bozar insanın karakterini, özellikle de, yoksa bir karakteri.”(s.55)
  • Bir kadın bir erkekten daha iyi anlar çocukları; ama bir erkek daha çocuksudur bir kadından.(s.60)
  • Çok uzun süredir özlemle baktım uzaklara. Çok uzun süre yalnız kaldım: bu yüzden unuttum susmayı.(s.78)
  • Ve bir dostun bir kötülük yaparsa sana, de ki: “Bağışlıyorum seni bana yaptığından ötürü; ama kendine yaptığını – nasıl bağışlayabilirdim ki bunu?” (s.85)
  • Ve kendilerine, “ İyiler ve adiller” deseler bile, unutmayın onların Ferisiler olmak için tek eksiklerinin güç olduğunu.(s.97)
  • Ama köpekler kurtlardan nasıl nefret ederse: işte öyle nefret eder halk da özgür tinli kişilerden, zincirlerin düşmanından, tapınmayandan, ormanı mesken edinenden.(s.99)
  • Ama nerede bir canlı buldumsa, orada itaat hakkında konuşulduğunu duydum. Her canlı bir itaat edendir. Ve şuydu ikinci duyduğum: kendi kendine itaat edemeyene emredilir. Böyledir canlıların doğası. Üçüncü olarak da şunu duydum: emretmek daha zordur itaat etmekten. Ve emredenin tüm itaat edenlerin yükünü taşıması ve bu yükün onu kolayca ezmesi değildir bunun tek nedeni.(s.111)
  • “Daha önce de böyle konuşmuştun,” diye yanıt verdi havari; “Ve o zaman, ‘ama şairler çok yalan söyler’ de demiştin.”(s.124)
  • Tüm tövbelilerin geldiğini gördüm; şairlerden çıktı onlar.(s.127)
  • Sahiden, ölmek için bile çok yorgunduk; şimdi uyanığız hala ve devam ediyoruz yaşamaya – mezar odalarında.(s.132)
  • “En sessiz sözcüklerdir fırtınayı getiren. Güvercin adımlarıyla gelen düşünceler yönlendirir dünyayı.”(s.145)
  • Onlara göre erdem alçakgönüllü ve uysal yapan şeydir: böylelikle kurdu köpeğe, insanı da insanın evcil hayvanına çevirdiler.(s.168)
  • Kiminin yalnızlığı hastanın kaçışıdır; kiminin yalnızlığıysa, hastalardan kaçıştır.(s.174)
  • “Niye yaşamalı? Her şey boş! Yaşamak – havanda su dövmektir; yaşamak – kendi kendini yakıp kavurmak ve yine de ısınamamaktır.”(s.205)
  • Sadece nefret edilesi düşmanlarım olmalı, aşağılanası düşmanlarım değil: düşmanlarınızla övünmelisiniz; bunu öğretmiştim bir kez.(s.212)
  • “Hangimiz teşekkür borçlu? – verenin alana teşekkür etmesi gerekmez mi aldığı için? Armağan etmek bir zorunluluk değil midir? Almak – merhamet değil midir?”(s.227)
  • Bir defasında şöyle demişti şeytan bana: “Tanrının da var kendi cehennemi: insanlara duyduğu sevgi.é ve geçenlerde şöyle dediğini işittim şeytanın: “Tanrı öldü; insanlara duyduğu merhamet yüzünden öldü tanrı.”(s.237)
  • Birçok şeyi yarım yamalak bilmektense, hiçbir şeyi bilmemek daha iyi! Başkalarının insafına kalmış bir bilge olmaktansa, kendi başına bir deli olmak daha iyi!(s.252)
  • Uyukluyorsunuz, ne kadar zamandır? Şöyle bir yarım sonsuzluk kadar!(s.281)
  • Böyle yalnız – böyle yalnız büyür insan, yıldırımın ona isabet edip onu parçalayacağı o yüksekliğe: yıldırım için yeterli yüksekliğe! Az olanıdır, uzun olanıdır, uzak olanıdır fikrimdeki ve özlemimdeki: sizin o küçük, çeşitli, kısa sefaletiniz ne ilgilendirir beni!(s.293)
  • Yalnızlığının içine ne taşıdıysan, ancak o büyür yalnızlıkta – içindeki hayvan da işte böyle. Bu yüzden birçoklarına tavsiye edilmemelidir yalnızlık.(s.296)
  • Derindir dünya, daha derindir gündüzün düşündüğünden.(s.328)
  • “Mükemmelleşen, olgunlaşan her şey, – ölmek ister!”(s.329)

    Böyle Söyledi Zerdüşt (İş Bankası Kültür Yayınları, 21.Basım, 2020)

Yorum bırakın