Bir zamanlar tanrıya küfretmekti en büyük küfür, ama tanrı öldü ve böylelikle bu kâfirler de öldü. (s.7)
Severim kendi erdeminden kendi tutkusunu ve kendi kara talihini yaratanı: böylece ancak erdemi uğruna yaşamak ister o ve artık yaşamak istemez.(s.9)
Saygı duy otoriteye ve itaat et, hatta kör topal otoriteye bile! Bunu gerektirir iyi uyku. Ne gelir ki elimden, iktidar topak bacaklarla gezinmekten hoşlanıyorsa.(s.22)
Hep geriye, karanlık zamanlara bakarlar: o zamanlar gerçekten kuruntu ve inanç bambaşka bir şeydi doğrusu; aklın çılgınlığını tanrıya benzemekti ve kuşku duymak günahtı.(s.27)
Kendi hükmünü vermesi yaşamının doruk noktasıydı: yücelmiş olanın yeniden alçalmasına izin vermeyin! Kendi kendinden böyle acı çekene tez bir ölümden başka bir kurtuluş yoktur.(s.31)
“Yaşam sadece acı çekmektir.” – böyle der diğerleri ve yalan söylemiş de sayılmazlar: o halde siz buna bir son vermeye bakın! O halde sadece acı çekmek olan yaşamı sona erdirmeye bakın! Ve şöyle olmalı erdeminizin öğretisi: “ Kendi kendini öldürmelisin! Kendinden kaçıp kurtulmalısın!”(s.39)
Devlet tüm soğuk canavarların en soğuğudur. Soğuktur söylediği yalanlar da; ve şu yalan dökülür dudaklarından: “Ben devlet, halkın ta kendisiyim.”(s.43)
Böyle söyler deli: “İnsanlarla ilişki bozar insanın karakterini, özellikle de, yoksa bir karakteri.”(s.55)
Bir kadın bir erkekten daha iyi anlar çocukları; ama bir erkek daha çocuksudur bir kadından.(s.60)
Çok uzun süredir özlemle baktım uzaklara. Çok uzun süre yalnız kaldım: bu yüzden unuttum susmayı.(s.78)
Ve bir dostun bir kötülük yaparsa sana, de ki: “Bağışlıyorum seni bana yaptığından ötürü; ama kendine yaptığını – nasıl bağışlayabilirdim ki bunu?” (s.85)
Ve kendilerine, “ İyiler ve adiller” deseler bile, unutmayın onların Ferisiler olmak için tek eksiklerinin güç olduğunu.(s.97)
Ama köpekler kurtlardan nasıl nefret ederse: işte öyle nefret eder halk da özgür tinli kişilerden, zincirlerin düşmanından, tapınmayandan, ormanı mesken edinenden.(s.99)
Ama nerede bir canlı buldumsa, orada itaat hakkında konuşulduğunu duydum. Her canlı bir itaat edendir. Ve şuydu ikinci duyduğum: kendi kendine itaat edemeyene emredilir. Böyledir canlıların doğası. Üçüncü olarak da şunu duydum: emretmek daha zordur itaat etmekten. Ve emredenin tüm itaat edenlerin yükünü taşıması ve bu yükün onu kolayca ezmesi değildir bunun tek nedeni.(s.111)
“Daha önce de böyle konuşmuştun,” diye yanıt verdi havari; “Ve o zaman, ‘ama şairler çok yalan söyler’ de demiştin.”(s.124)
Tüm tövbelilerin geldiğini gördüm; şairlerden çıktı onlar.(s.127)
Sahiden, ölmek için bile çok yorgunduk; şimdi uyanığız hala ve devam ediyoruz yaşamaya – mezar odalarında.(s.132)
“Niye yaşamalı? Her şey boş! Yaşamak – havanda su dövmektir; yaşamak – kendi kendini yakıp kavurmak ve yine de ısınamamaktır.”(s.205)
Sadece nefret edilesi düşmanlarım olmalı, aşağılanası düşmanlarım değil: düşmanlarınızla övünmelisiniz; bunu öğretmiştim bir kez.(s.212)
“Hangimiz teşekkür borçlu? – verenin alana teşekkür etmesi gerekmez mi aldığı için? Armağan etmek bir zorunluluk değil midir? Almak – merhamet değil midir?”(s.227)
Bir defasında şöyle demişti şeytan bana: “Tanrının da var kendi cehennemi: insanlara duyduğu sevgi.é ve geçenlerde şöyle dediğini işittim şeytanın: “Tanrı öldü; insanlara duyduğu merhamet yüzünden öldü tanrı.”(s.237)
Birçok şeyi yarım yamalak bilmektense, hiçbir şeyi bilmemek daha iyi! Başkalarının insafına kalmış bir bilge olmaktansa, kendi başına bir deli olmak daha iyi!(s.252)
Uyukluyorsunuz, ne kadar zamandır? Şöyle bir yarım sonsuzluk kadar!(s.281)
Böyle yalnız – böyle yalnız büyür insan, yıldırımın ona isabet edip onu parçalayacağı o yüksekliğe: yıldırım için yeterli yüksekliğe! Az olanıdır, uzun olanıdır, uzak olanıdır fikrimdeki ve özlemimdeki: sizin o küçük, çeşitli, kısa sefaletiniz ne ilgilendirir beni!(s.293)
Yalnızlığının içine ne taşıdıysan, ancak o büyür yalnızlıkta – içindeki hayvan da işte böyle. Bu yüzden birçoklarına tavsiye edilmemelidir yalnızlık.(s.296)
Derindir dünya, daha derindir gündüzün düşündüğünden.(s.328)
“Mükemmelleşen, olgunlaşan her şey, – ölmek ister!”(s.329)
Böyle Söyledi Zerdüşt (İş Bankası Kültür Yayınları, 21.Basım, 2020)