- Benim nasıl bir adam olduğum da belli değil: Ne ters bir adamım, ne uysal; ne alçağım, ne onurlu, ne kahramanım, ne de korkak… (s.7)
- Aklı başında bir adamın sözünü etmekten en çok zevk alacağı konu nedir, bilir misiniz? Yanıt: Yine kendisi… (s.9)
- Baylar, yemin ederim, her şeyi fazlasıyla anlamak bir hastalıktır; hem de tam anlamıyla, gerçek bir hastalık. (s.9)
- Ama insanlar dizgelere, birtakım soyut kavramlara öylesine düşkündürler ki, salt mantıklarını haklı çıkarmak için gerçekleri bile bile değiştirmeye, gözlerini kapayıp kulaklarını tıkamaya razıdırlar. (s.23)
- Ama şunu size yüzünce kez söyleyeyim ki, insanın bile isteye, bilinçli olarak zararlı, budalaca, hatta son derece budalaca bir isteğe kapıldığı bir durum, tek bir durum vardır: Yalnızca yararlı şeyler istemek zorunluluğundan kurtulup en saçmasından bile olsa bir şey istemek hakkına sahip olmak. (s.28)
- Acı duymak anlamanın tek kaynağıdır. Her ne kadar notlarımın başında anlamayı insanın baş belası saydığımı söyledimse de, insanın anlamayı sevdiğini, onu dünyanın hiçbir zevkine değişmeyeceğini biliyorum. (s.34)
- Sevginin bulunmadığı yerde aklı da arama! (s.98)
- İşte böyle, Liza, insan önce kendisi yaşamayı öğrenmeli, ondan sonra da başkalarını kınamaya kalkışmalı! (s.100)
- İnanır mısınız, bazen öyle sıkıntılı, öyle bunaltıcı anlarım oluyor ki, gerçek bir hayatı yaşamaya gücümün yetmeyeceğini; gerçekleri, akıp giden olayları kavramakta çok geri kaldığımı, duygularımın körleştiğini hissediyor, kendi kendime lanet okuyorum. (s.162)
Yeraltından Notlar (Engin Yayıncılık, 1.Basım, 1993)
- Vasya, paramızla geçinebiliriz. Neden mi böyle diyorum? Kızın gözlerine baktım ve hemen paramızın yeteceğini hesapladım. Her şey onun için! Fakat öyle bir çalışacağız ki! Vasya, artık biraz risk alıp, daire için yaklaşık yirmi beş ruble kadar ödememiz gerekiyor. Daire, kardeşim, sonra her şey tamam! Yaşarken insanın neşeli olacağı, renkli hayaller kuracağı üç oda… (s.113-114)
- Sen mutlusun ya, herkesin ama herkesin bir anda seninle birlikte mutlu olmasını istiyorsun. Hastasın sen, senin için tek başına mutlu olmak çok ağır! Çünkü şu an tüm kuvvetinle, bu mutluluğa layık olmak ve elbette vicdanını rahatlatmak için bir şekilde başarıya ulaşmak istiyorsun! (s.130)
- Bence insanların en akıllısı, kendine ayda en az bir kere deli diyendir. Bu günümüzde duyulmamış bir meziyettir! Önceden, aptalların akıllarına yılda en az bir kere aptal oldukları gelirdi. Fakat şimdi bu da yok. Ayrıca, işleri o kadar berbat ettiler ki aptalı zekiden ayıramazsınız. Bunu bilerek yaptılar. (s.177)
- Tutku bir istisnadır; fakat dünyadaki en istisnai tutku kıskançlıktır. (s.231)
- Fakat siz de kıskançlığın savunulacak bir yanı olmadığını ve dahası, mutsuzluğa neden olduğunu takdir edersiniz! (s.262)
Öyküler (Koridor Yayınları, 1.Basım)

