Jose Saramago

  • İyiliği ve kötülüğü öğrenen insan tanrıya benzedi. (s.18)
  • Ödlek olmaktansa deli olmak daha iyidir. (s.21)
  • …çünkü sonuçta bizler yolcuyuz ve yol boyunca ilerliyoruz. Hepimiz, bilgili olduğumuz kadar cahiliz de. (s.41)
  • Ayrıca, o dönemde de bilindiği gibi, ten son derece zaaflıdır, üstelik bu hiç de onun hatası değildir; çünkü, ilke olarak görevi bütün kışkırtmalara karşı engel çekmek olan tin, her zaman ilk teslim olandır, beyaz teslim bayrağını ilk o kaldırır. (s.47)
  • …erkeklerin tersine bir kadın bunları asla unutmaz, çünkü kadınlarda her şey tenlerinin altına işler. (s.61)
  • İnsanların tarihi, Tanrı’yla anlaşmazlıklarının tarihidir; o bizi anlamaz biz de onu anlamayız. (s.73)
  • Ben, altı üstü bir kardeşimi öldürdüm ve efendi beni cezalandırdı, bütün bu ölüler için efendi’yi kim cezalandıracak şimdi görmek isterim, diye düşündü kabil. (s.83)
  • …eğer efendi kendisine inanan kişilere güvenmiyorsa, bu durumda bu kişiler neden efendi’ye inanmalı…(s.109)
  • …tanrılar dipsiz kuyu gibidir, üzerlerine eğilsen kendi görüntünü bile fark edemezsin, zamanla bütün kuyular kurur, senin de vaktin gelecektir. (s.123)

    Kabil (Kırmızı Kedi Yayınları, 27.Basım)
  • Bu kadın kuşkusuz para karşılığı yatağa giriyordur, bu da, muhtemelen, fazla düşünmeden, onu fiilen fahişe kategorisine sokmamızı sağlayabilir, fakat bunu yalnızca istediği zaman ve canı kimi isterse onunla yaptığı da ortadayken, böyle bir doğrultu farkını dikkate alarak kadını tamamen bu loncanın dışında tutmak gerekir…….Yaptığı şeyi ilkel bir tanımlamaya indirgemek istemiyorsak, sonuçta onun hakkında, canı nasıl istiyorsa öyle yaşıyor, ayrıca yaşamdan elinden geldiğince zevk almaya çalışıyor dememiz gerekir. (s.51)
  • …dünyadan o kadar uzağız ki kim olduğumuzu unutmamız o kadar uzun sürmeyecek… (s.65)
  • Nasıl ki cüppe giymekle keşiş olunmuyorsa, eline asa almakla da kral olunmaz, bu asla unutulmaması gereken bir gerçektir. (s.213)
  • …bütün hikayeler evrenin yaratılış hikayesine benzer, o anda orada kimse yoktur, kimse tanık olmamıştır ama yine de olanları herkes bilir. (s.267)
  • Annemle babamın bu ölülerin arasında olmadığını kim bilebilir ki, dedi koyu renk gözlüklü genç kız, bense onların yanından geçip gidiyorum ama görmüyorum. Ölülerin yanından onları görmeden geçip gitmek, çok eskiden beri insanlığın alışkanlığıdır, dedi doktorun karısı. (s.300-301)

Körlük (Kırmızı Kedi Yayınları, 18.Basım)

Yorum bırakın