Ozan Önen

  • Enayi ol çünkü bilgelik enayilikten doğar. (s.33)
  • Etraftakiler “En kötü hangi hayvan ısırır?” diye sorunca da, Diyojen şöyle diyor: “Vahşiler içinde muhbirler, evciller içindeyse dalkavuklar.” (s.51)
  • Geçtiğin her yolun toplamı sensin; geçeceğin her yol da sana benzeyecek. Coğrafya dediğin kader değil, karardır. (s.55)
  • Bir gün herkes, intihar edemiyor olmanın, intihar etmekten çok daha zor olduğunu anlayacak. (s.57)
  • Hapishanede çok uzun süre kalmış olanlar, hapishaneden çıktıklarında, çıktıkları ortamı dahi yadırgayabiliyorlar… Alışınca, özgürlüğü dahi yadırgayabiliyorsun. (s.75)
  • Bu yüzden, okuldayken kimselere anlatamadığım böyle bir derdim vardı. Loş ortam seviyorum; sarı-sıcak, göze doğrudan batmayan, mum ışığına benzeyen, o rahatsız etmeyen güzel ışığı… (s.81)
  • “Florebo cuocumque ferar” diyor bilgenin biri: “Taşındığım her yerde çiçek açacağım” demiş yani. (s.94)
  • “İktidar hayatı hedeflediğinde, hayatın kendisi iktidara direniş olur.” (s.100)
  • Gök kubbede yıldızlar var ve geceyi sevmeyenin üzerine yıldız yağmaz, biliyorsun: Yıldızlar üstümüze yağsın diye, gök kubbeye sanki seni doğuran anneye ilk kez bakmışsın gibi bakıyorsun… (s.129)
  • Bazen, susarak da anlaşabileceğimiz insanlar girer hayatımıza ve onlarla konuşuyorsak, bilin ki başka sesleri susturuyoruzdur; hepsi bu. (s.144)
  • Ve hatırlarsın: çok sevip de geri döndüremeyeceklerinin en kötü tarafı, onları her hatırladığında, seni tekrar tekrar terk etmeleridir, aniden. (s.146)
  • Ancak… Kadını alt edebilecek tek güç de kadının ta kendisidir. (s.150)
  • “Ödlekler geçmiş başa, derken mertlik bozulmuş / Değil mi ki korkudan dili bağlı sanatın / Değil mi ki çılgınlık sahip çıkmış düzene / Doğruya doğru derken eğriye çıkmış adın / Değil mi ki kötüler kadı olmuş Yemen’e?” (s.156)
  • İlk görünüş, özellikle de denizdeysen, her zaman aldatıcıdır. (s.169)
  • “Ölüm varsa biz yokuz; biz varsak, ölüm yoktur.” (s.197)
  • Unutma: Naziler, toplama kamplarının kapılarına “ Arbeit macht frei” yazdılar… “Çalışmak özgürlük getirir.” (s.207)
  • “Benim şehrimde yaşayan hiçbir can, çöpten yemek yiyemez.” (s.211)
  • Bu belirsizlikte yazı yazmayı, bir zamanlar bir kadını çok sevmişim gibi seviyor olamaz mıyım? (s.255)
  • “Buraya bakın, burada, bu kara mermerin altında / Bir teneffüs daha yaşasaydı / Tabiattan tahtaya kalkacak bir çocuk gömülüdür / Devlet dersinde öldürülmüştür. / İntiharın parasız yatılı küçük zabit okullarında / Her çocuğun kalbinde kendinden büyük bir çocuk vardır / Bütün sınıf bayramlarında / zarfsız kuşlar gönderecek.” (s.333)

Babam Beni Şahdamarımdan Öptü (Destek Yayınları, 15.Basım, 2017)

Yorum bırakın