Stefan Zweig

  • …henüz birkaç yıl önce korkunç Attila’yı Roma’ya kıymaması için olağanüstü bir şekilde ikna etmişti ve dinsiz Hun, ricasına aklı almaz rica göstermişti. (s.4)
  • Ben seçmemeliyim. Kura çekelim. Doğru kişiyi Tanrı belirlesin. (s.52)

    Gömülü Şamdan (İş Bankası Yayınları, 2018)


  • Korku cezadan çok daha beterdir, çünkü ceza bellidir, ağır da olsa, hafif de, hiçbir zaman belirsizliğin dehşeti kadar, o sonsuz gerilimin ürkünçlüğü kadar kötü değildir. (s.45)

    Korku (İş Bankası Yayınları, 12.Basım, 2018)



  • Gerçi anılara inanmam ben. Yaşanmış, bizi terk edip gittiği o anın içinde yaşanmış, bitmiştir. Şiire gelince, o da yirmi, elli, yüz yıl sonra aynı şekilde yok olup gitmiyor mu? (s.20)
  • İnsana mutluluk kadar sağlık katan bir şey yoktur ve en büyük mutluluk da başka bir insanı mutlu etmektir. (s.57)

    Mürebbiye (İş Bankası Yayınları, 7.Basım, 2018)

  • Subay olmak istiyordum, denizci veya mühendis; aslında bu mesleklerin hiçbiri eğilimlerimin doğal bir sonucu değildi. (s.10)
  • Bazen genç bir insanın, vaktini asla benim o zamanlar yaptığım gibi aptalca harcayamayacağına düşünüyorum. Hiç kitap okumuyordum, ayrıca ağzımdan mantıklı tek bir sözün çıkmadığına ve kafamda hiçbir gerçek fikir taşımadığıma eminim. (s.14)
  • Sonra ince bir kadın bedeni bir Türk palası gibi yarım yay biçiminde havalandı ve balıklama suya daldı. (s.42)
  • Bir eşin diğerini aldatmasını her zaman tiksindirici buldum fakat her zaman haklı olduğunu iddia eden bir ahlak anlayışı, ahlak düşkünlüğü veya karanlıkta yapılan bir hırsızlık anlamına gelmesi, yabancı bir bedene el koyulması nedeniyle değil, her kadının böylesi anlarda kocasının en gizli yanlarını açığa vurduğu için. (s.100)
  • …kendimi alev alev yanan bir aynanın içinden çıkarken gördüm; öylesine beklenmedik bir aşkın parıltısına bürünmüştüm ki, yansıma beni tutuşturdu. (s.117)

Karmaşık Duygular (Koridor Yayınları, 1.Basım)

  • Ama Joseph Fouche için tipiktir; kariyerinin henüz en alt basamağındayken kişiliğinin karakteristik yanı ortaya çıkar: Kendini, herhangi bir kimseye ya da herhangi bir şeye geri dönüşü olmayacak şekilde, sonuna kadar vakfetmekten kaçınan biridir o. (s.18)
  • İşte ancak o anda Joseph Fouche’nin karakteri ilk kez ortaya çıkmaktadır; ve başka bir belirgin özelliği daha: fütursuz yüzsüzlüğü. (s.36)
  • Böylece Joseph Fouche, geleceğin multimilyoneri, geleceğin Otranto dükü, intikamcı ve yıkıcı bir kişilikle, “Mitrailleur de Lyon” olarak dünya tarihine geçer. (s.48)
  • Danton, ölüm mahkemesinin mucidi olduğu halde, ruhen sarsıntılar içinde o ümitsiz sözleri haykırmıştır: “Giyotine göndermektense giyotine giderim.” (s.57)
  • Rhone’a attığımız kanlı cesetler, iki kıyısı boyunca nehrin ağzına, kötü şöhretli Toulon’a kadar yüzecek, korkak ve acımasız İngilizlerin gözlerinde korku verici bir izlenim yaratacak ve bu suretle halkın mutlak iradesini açıkça göstermiş olacaktır. (s.63)
  • Her biri diğerinin arkasında saklanmakta, her biri herhangi bir hareket yapmadan önce yan gözle sağını solunu kollamaktadır; ezici, gri bir sis asılı gibidir yüzlerinde; hiçbir şey bir insanı ve özellikle de bir insan kitlesini gözle görülmeyen bir şey karşısında kapıldığı korkudan daha fazla alçaltamaz. (s.73)
  • Tedavüldeki kağıtlar günden güne değer kaybeder, memleket çılgın bir enflasyonla sarsılır, oradan kazanılır. Her şeyden para kazanmak mümkündür, yeter ki insan becerikli ve arsız elleri, hükümetle ilişkileri olsun. (s.108)
  • Cinayetten öte bir şeydi bu, bir hataydı. (s.149)
  • Sık sık güpegündüz uykuya çekilir; bu bedensel değil içten gelen bir yorgunluktur, ruhundan gelir ve kurşundan bir topuzla saatler boyu vurur. (s.221)
  • “Asla!” diye haykırır hiddetle. Fakat tarihte kralların, politikacıların, generallerin bu “asla”ları iyi bilinir, bunlar tavizin başlangıç vuruşudur. (s.248)

Joseph Fouche (Can Yayınları, 14.Basım)

Yorum bırakın