William Shakespeare

  • Adam öldürmek bir kuruntu henüz kafamda, / Öyleyken, adam olmaktan çıkarıyor beni; / Elim ayağım kesiliyor daha düşünürken, / Olmayan bir şey olandan çok sarsıyor beni: / Tek o kalıyor ortada, o olmayan şey! (s.14)
  • Yeter, sus artık! Bir insana yaraşan / Her şeyi yapmaya varım. Ondan ötesini yaptım mı, / İnsan olmaktan çıkarım. (s.23)
  • Kimseler uyumasın artık! Macbeth uykuyu öldürdü! / Evet, masum uykuyu, / Kaygılar yumağını çözen uykuyu, / Her günkü hayatın ölümünü, / Yorgunlukları yıkayan suyu, / Yaralı canların merhemini. / Yüce tabiatın başyemeği, / Hayat sofrasının cana can katan ziyafeti. (s.32)
  • Uyuyanlar ve ölüler birer resimdir sadece! (s.33)
  • Kan istiyor: Kan kanı çağırır, derler. / Taşlar kımıldar, ağaçlar dile gelirmiş, / Fallar, esrarlı bağıntılar içinden / Saksağanlar, kargalar, kuzgunlar konuşurmuş / Kan dökeni bulup çıkarmak için… (s.61)
  • Oysa hep bilirsiniz nedir, / Ölümlülerin başını yiyen: / Kendine fazla güven. (s.63)

    Macbeth (İş Bankası Yayınları, 25.Basım)

  • Ah bu katı, kaskatı beden bir dağılsa, / Eriyip gitse bir çiy tanesinde sabahın! / Ya da Tanrı yasak etmemiş olsa / Kendi kendini öldürmesini insanın! (s.13)
  • Güzel öğütlerin kulağımda küpe kalacak, / Ama kardeşim, sen de pek benzeme sakın / Şu ikiyüzlü papazlara / Bizi dikenli, sarp cennet yollarında sürerler / Kendileriyse, aldırmayıp verdikleri talkına / Göbekli, gamsız, kaygısız çapkınlar gibi / Zevkin gül bahçelerinde gezerler. (s.21)
  • Hem de nasıl, efendimiz; Herakles’i bile hakladılar, sırtındaki dünya ile birlikte. (s.58)
  • Bıçağımı köreltmeye kalkmayın, inletir sizi. (s.87)
  • Zamanımız böylelerine hayran işte, böyle günün türküsünü çağıranlara! Gösterişler, kırıtmalar altında köpüğe benzer boş bir beyin. Bununla en parlak, en ince görüşlü insanların ağzından girip burnundan çıkmayı becerirler. Oysa içlerini yoklarsanız, bir üfürmede su kabarcıkları gibi patlayıverir neleri varsa. (s.157)

    Hamlet (İş Bankası Yayınları, 27.Basım)

  • Gönlüm hiç sevdi mi bugüne dek? / Sevdiyse, yalanlayın gözlerim. Görmedim çünkü / Bu geceye dek gerçek güzelliği. (s.29)
  • Doğduğu rahimdir doğanın gömüldüğü yer. (s.46)

    Romeo ve Juliet (İş Bankası Yayınları, 26.Basım)
  • Bir daha söylüyorum: seni koruyan ruh / Onun yanında korkuyor seni korumaktan. (s.47)
  • Günahı olmayanı da çarpar yıldırım. (s.52)
  • İçmesen daha iyi olurdu. Belalı şey bu: / İnsan yıkayayım derken bulandırıyor beynini. (s.67)
  • Büyük işler ikinci adama çok görülür, bunu bil. /Buyruğunda olduğumuz komutan uzaktayken / Bize fazla ün kazandıracak bir işi yapmamak / Yapmaktan daha iyidir, bunu öğrenmiş ol benden. (s.72)
  • Askerin asıl istediği şey parlamaktır, / Bir zafer ona gölge düşürecekse / Yenilmek bile daha çok işine gelir. (s.72)
  • Zaman, haber doğurma sancıları içinde: / Her dakika yumurtluyor bir tane. (s.91)
  • Çılgınlara bağlandı mı insan, / Çılgınlığa varıyor düpedüz bağlılık. / Ama düşen efendisine bağlı kalan / Efendisini yeneni bile yenmiş kadar olur / Tarihlere bile geçirir adını. (s.102)
  • Aslanın gencine sataş da / Can çekişen yaşlısına yanaşma! (s.105)
  • Su içinde su gibi görünmez olmuş gördüğün şey. (s.131)
  • Ama, ey tanrılar, insan kalmamız için, / Biraz kusur katarsınız hep mayamıza. (s.144-145)

Antonius ve Kleopatra (İş Bankası Yayınları, 13.Basım)

  • Sen bir alçaksın. <Brabantio>
    Siz de bir senatörsünüz. <Iago> (s.6)
  • Siz kadınlar, sokakta güzelsiniz yağlıboya tablo gibi,
    Oturma odasında çıngırak, mutfakta yaban kedisi,
    Kabahatliyseniz azize, kızınca ifrit kesilirsiniz,
    Ev işlerinde oynaklık eder, hamaratlığınız tutar yatakta. (s.34)
  • İtibar! İtibar! İtibar! İtibarım yok oldu Iago. Ölümsüz bir yanım vardı, o da gitti. Gerisi zaten hayvanlarda da bulunur. İtibarım Iago, itibarım beş paralık oldu. (s.53)
  • Yüreğinin sevgi dolu, senin de dürüst olduğunu biliyorum.
    Üstelik ağzını açmadan önce sözlerini tartarsın,
    Onun için daha çok korkutuyor beni bu susuşların,
    Çünkü bu türde hareketler sadakatsiz düzenbazlarda
    Alışkanlık haline gelmiş numaralardır,
    Ama bunlar dürüst bir adamda
    Yürekten gelen, içinde tutamadığı gizli duygulardır. (s.69)
  • Kabahat hep ayın yolunu şaşırmasında.
    Her zamankinden daha fazla yaklaşıp dünyaya,
    Aklını başından aldı insanların. (s.143)

Othello (İş Bankası Yayınları, 23.Basım)

  • Ama ne yazık ki babalarımızın ruhları ölmüş,
    Analarımızın ruhlarıyla büyümüşüz;
    Kadınlaşmışız baskı ve boyunduruk altında. (s.22)
  • Hangi yemin daha güçlüdür:
    Namusun namusla anlaşıp da
    Ya bunu yapar, ya bu uğurda ölürüz demesinden?
    Bırakın rahipler, korkaklar, kalleşler,
    Çerden çöpten yaratıklar, kötülüklere
    Taparcasına katlanan zavallılar yemin etsin;
    Kötülük peşinde olup da
    İnsanda kuşku uyandıranlar yemin etsin;
    Ama biz, giriştiğimiz işin öz değerini,
    Yüreklerimizin söndürülmez ateşini düşürmeyelim,
    Ülkümüzü ve zaferimizi yeminlere bağlayarak. (s.32-33)
  • Korkaklar ölmezden önce ölüp dururlar;
    Yiğit olan bir kez tadar yalnız ölümü. (s.42)
  • Senin canına kıyanlarla dost olacağıma
    Yaraların kadar gözlerim olsaydı da,
    Kanın kadar çabuk akaydı gözyaşlarım.
    Bağışla beni, Julius! Şurada vurdular seni,
    Şurada düştün yere, yiğit ceylan! (s.60)

Julius Caesar (İş Bankası Yayınları, 17.Basım)

  • Ama iyi rahimler kötü çocuklar da doğurur. (s.9)
  • Vicdanım mı! Nerede bulunur bu vicdan dediğin?
    Nasırım olsaydı, terliğimde saklardım;
    Böyle bir ululuk hissetmiyorum yüreğimde. (s.45)

Fırtına (İş Bankası Yayınları, 9.Basım)

Yorum bırakın