Günebakan

Rüzgâr dağıtırsa saçlarını korkma

Yağmur ıslatsa da

Ben dağıtsam da mesela

Bazen bazı şeyler öylece oluverse de

Sadece öyle olması gerekse de

Gerekmese de


Üşütme ama sakın

Hava serinlemektedir bu zamanı yılın

Çok sıkılırsa canın Ortaköy’den bak İstanbul’a

Ne kadar kalabalık olduğunu umursama

Polislerden de kaçmamalısın fikrimce

Çünkü onlar önyargılarından kurtulmak isterse

Bir gün mutlaka tanışırlar seninle

En azından birisi tanıyor pekâlâ

Ben anlattığım için akşamdan sabaha


Soğuk ve bulutlu havalar korkutmasın seni

Çok üşürsen kendine sarıl iyisi

Çünkü sen dışarıdasın diye küskün İstanbul’un havası

Güneş dönmüş gidiyor sırtını

Ayışığı bile ürkek tavırlarda

Gökyüzünde bir güneşe yer var yalnızca

İkincisini ne benim yüreğim kaldırır

Ne de İstanbul alıp göğsüne yatırır

Şimdi daha iyi anlıyorum Balkanlar’ın gönderdiği soğuk hava dalgalarını

Haçlılar gibi, geri almak istiyorlar kutsallarını

Kutsal olana saygımız elbette sonsuz

Bu adam ne zamandır incelikten böyle boyunsuz?


Tarih olsa anlatırdı güzelce, mucizeleriyle birlikte

Lakin anda olunca kifayetsiz en güçlü arşivler bile

Bilmem kaç yüzyıl sonra yazılır belki, efsanesi

Bir ayçiçeğinin, tahtından eden güneşi

Belki de yazılmaz kıskanç siyasiler yüzünden

Lakin unutma, Ay’ın bile ışıltısı senin yüzünden

1/Ekim/2021

Yorum bırakın