Descartes

  • Belagate çok değer veriyordum ve şiire âşıktım, ama her ikisinin de çalışmanın meyvelerinden çok zihnin yetenekleri olduklarını düşünüyorum. (s.10)
  • Birincisi öyle olduğunu açıkça bilmediğim hiçbir şeyi asla doğru diye kabul etmemekti, yani acelecilikten ve önyargıdan özenle kaçınmak ve kendilerini zihnime onlardan şüphe etmek için hiçbir fırsat bulamayacağım kadar açık ve seçik şekilde sunanlardan başka hiçbir şey üzerine artık yargıda bulunmamaktı.
    İkincisi inceleyeceğim güçlüklerin her birini daha iyi çözümlemek için olabildiğince ve gerektiği kadar çok parçaya bölmekti.
    Üçüncüsü en yalın ve bilinmesi en kolay nesnelerden başlayıp yavaş yavaş ve derece derece ilerleyerek en karmaşık olanların bilgisine yükselmek için düşüncelerimi sıra ve düzene göre yönetmek ve birbirinin ardından doğal olarak gelmeyenler arasında dahi bir sıra ve düzen varsaymaktı.
    Sonuncusuysa her yerde hiçbir şeyi atlamadığımdan emin olabileceğim kadar eksiksiz sayımlar yapmak ve her şeyi genel olarak gözden geçirmekti. (s.22-23)
  • Birincisi Tanrı’nın bana çocukluğumdan beri içinde yetiştirilmeyi lütfettiği dine daima kararlılıkla bağlı kalarak ülkemin yasalarına ve törelerine itaat etmek ve başka her konuda kendimi birlikte yaşayacağım en sağduyulu insanlar tarafından uygulamada genellikle benimsenen en ılımlı ve aşırılıktan uzak düşüncelere göre yönetmekti. (s.27)
  • İkinci düsturum eylemlerimden elimden geldiğince sağlam ve kararlı olmak ve en kuşkulu kanıları dahi bir kez onlar hakkında karar verdikten sonra çok güvenilirlermiş gibi kararlılıkla izlemekti. (s.29)
  • Üçüncü düsturum her zaman talihten çok kendimi yenmeye, dünyanın düzeninden ziyade kendi arzularımı değiştirmeye çalışmak ve genellikle kendi düşüncelerimizden başka tümüyle iktidarımız dâhilinde olan hiçbir şeyin var olmadığına, böylece dışımızdaki şeylere ilişkin elimizden gelenin en iyisini yaptıktan sonra bizi başarıdan yoksun bırakan her şeyin bizim için mutlak surette olanaksız olduğuna inanmaya kendimi alıştırmaktı. (s.30)
  • Son olarak bu ahlakı neticelendirmek üzere insanların bu yaşamda sahip oldukları çeşitli meşguliyetleri en iyisini seçmeye çalışmak için gözden geçirmeye karar verdim; başkalarının uğraşlarına ilişkin hiçbir şey söylemek istemeksizin, giriştiğim işi sürdürmekten, yani tüm yaşamımı aklımı geliştirmeye adamaktan ve benimsediğim yöntemi izleyerek elimden geldiğince hakikatin bilgisinde ilerlemekten daha iyisini yapamayacağımı düşündüm. (s.31)
  • Dahası öyle bir noktaya gelmiş bulunuyorum ki sanırım bu amaca hizmet edecek olanlardan çoğunu gerçekleştirmek için hangi yolun tutulması gerektiğini biliyorum, ama yine görüyorum ki bu deneyler öyle bir mahiyete sahiptir ve o kadar çok sayıdadır ki sahip olduğumun bin kat fazlası bile olsa ne gelirim ne de ellerim hepsine yeter. (s.67)
  • Bu vesileyle gelecek kuşaklardan bizzat benim ağzımdan çıkmadığı sürece bana ait olduğu söylenecek şeylere inanmamalarını memnuniyetle rica ediyorum. Bu yüzden elimizde yazıları bulunmayan tüm o eski filozoflara atfedilen saçmalıklara hiç şaşırmadığım gibi, buradan hareketle düşüncelerinin son mantık dışı olduğuna değil, bunlar zamanlarının sen üstün zekâları olduğuna göre, yalnızca düşüncelerinin bize yanlış aktarıldığına hükmediyorum. (s.71)
  • Hiçbir engelle karşılaşmaksızın boş vakte sahip olmamı sağlayanlara bana yeryüzündeki en şerefli mevkileri sunacak kişilere olduğundan her zaman daha çok minnet borçlu olacağım. (s.78)

Yöntem Üzerine Konuşma (İş Bankası Yayınları, 1.Basım)

Yorum bırakın