Ömer Hayyam

  • Dünya dediğin bir bakışımızdır bizim;
    Ceyhun nehri kanlı gözyaşımızdır bizim;
    Cehennem, boşuna dert çektiğimiz günler,
    Cennetse gün ettiğimiz günlerdir bizim. (s.7)
  • İçin temiz olmadıktan sonra
    Hacı hoca olmuşsun, kaç para!
    Hırka, teşbih, post, seccade güzel:
    Ama Tanrı kanar mı bunlara? (s.8)
  • Felek ne cömert aşağılık insanlara!
    Han hamam, dolap değirmen, hep onlara.
    Kendini satmayan adama ekmek yok:
    Sen de gel yuf çekme böylesi dünyaya! (s.9)
  • Dünyada akla değer veren yok madem,
    Aklı az olanın parası çok madem,
    Getir şu şarabı, alsın aklımızı:
    Belki böyle beğenir bizi el âlem! (s.15)
  • Ferman sende, ama güzel yaşamak bizde:
    Senden ayığız bu sarhoş halimizde.
    Sen insan kanı içersin, biz üzüm kanı:
    İnsaf be sultanım, kötülük hangimizde? (s.15)
  • Ben ne camiye yararım, ne havraya!
    Biz başka hamur benimki, başka maya.
    Yoksul gâvur, çirkin orospu gibiyim:
    Ne din umurumda, ne cennet, ne dünya! (s.22)
  • Dünya üç beş bilgisizin elinde;
    Onlarca her bilgi kendilerinde.
    Üzülme, eşek eşeği beğenir:
    Hayır var sana kötü demelerinde. (s.28)
  • Sen sofusun, hep dinden dem vurursun;
    Bana da sapık, dinsiz der durursun.
    Peki, ben ne görünüyorsam oyum:
    Ya sen? Ne görünüyorsan o musun? (s.30)
  • Öldürmek de, yaşatmak da senin işin;
    Bu dünyayı gönlünce düzenleyen sensin.
    Ben kötüyüm diyelim, kimde kabahat?
    Beni böyle yaratan sen değil misin? (s.32)
  • Tanrı, cennette şarap içeceksin, der;
    Aynı Tanrı nasıl şarabı haram eder?
    Hamza bir Arap’ın devesini öldürmüş:
    Şarabı yalnız ona haram etmiş peygamber. (s.37)
  • Niceleri geldi, neler istediler;
    Sonunda dünyayı bırakıp gittiler;
    Sen hiç gitmeyecek gibisin, değil mi?
    O gidenler de hep senin gibiydiler. (s.39)
  • Bizim şarap içmemiz ne keyfimizden,
    Ne dine, edebe aykırı gitmemizden;
    Bir an geçmek istiyoruz kendimizden:
    İçip içip sarhoş olmamız bu yüzden. (s.46)
  • Orucumu yiyorsam ramazanda
    Mübarek aydan habersizim sanma:
    çileden gece oluyor da gündüzüm
    Sahura kalkıyorum gün ortasında. (s.50)
  • Sen bu dünyanın sırlarına eremezsin;
    Erenlerin dilini de söktüremezsin;
    İyisi mi iç şarabı, cennet et bu dünyayı:
    Öbür cennete ya girer, ya giremezsin. (s.54)
  • Gönül, her an sevdiğinin kapısında ol;
    Her istediğini onda ara, onda bul.
    Aşk tavlasında hileye kaçma kalleşçe:
    Koy canını ortaya, soyulursan soyul. (s.59)
  • Yapma diyorsun; yapmamak elimde mi?
    Sen al demişsin; nasıl çekerim elimi?
    Hem yap hem yapma demek seninki bana
    İnsaf: Kadeh devrilir de dolu kalır mı? (s.76)
  • Neredesin? Sana başkaldırmışım işte;
    Karanlık içindeyim, ışığın nerede?
    Cenneti ibadetle kazanacaksam
    Senin ne cömertliğin kalır bu işte? (s.83)
  • Aşk bir beladır, ama Tanrı’dan gelme;
    Halk neden karşı kor Tanrı emrine?
    Bize her şeyi yaptıran kendi madem,
    Kulu sorguya çekmenin âlemi ne? (s.86)
  • Sensiz camide, namazda işim ne?
    Seninle buluşma yerim meyhane.
    Benim sevmem de böyle, yüce Tanrı:
    İstersen kaldır at cehennemine. (s.87)
  • Seni kuru softaların softası seni!
    Seni cehenneme kömür olası seni!
    Sen mi Hak’tan rahmet dileyeceksin bana?
    Hakk’a akıl öğretmek senin haddine mi? (s.90)
  • Sevgiyle yoğrulmamışsa yüreğin
    Tekkede, manastırda eremezsin.
    Bir kez gerçekten sevdin mi dünyada
    Cennetin, cehennemin üstündesin. (s.95)
  • Şarap benlik kaygısı bırakmaz sende
    Çözülmedik bir düğüm kalmaz beyninde
    İblis bir kadeh şarap içmiş olaydı,
    Secdeye yatardı Adem’in önünde. (s.96)
  • Şarabı götürüp döksen bir dağa
    Dağ sarhoş olur başlar oynamaya.
    Ben ne diye tövbe edecekmişim
    İçimi tertemiz eden şaraba? (s.97)
  • Hayyam, günahım var diye tasalanma,
    Bunun için dertlere düşmek boşuna.
    Günah olacak ki Tanrı bağışlasın:
    Rahmet neye yarar günah olmayınca. (s.106)
  • En doğrusu, dosta düşmana iyilik etmen;
    İyilik seven kötülük edemez zaten.
    Dostuna kötülük ettin mi düşmanın olur:
    Düşmanınsa dostun olur iyilik edersen. (s.113)
  • Güçlü olduğuna inandırdın beni;
    Bol bol da verdin bana vereceklerini.
    Yüz yıl günah işleyip bilmek isterim:
    Günahlar mı sonsuz, senin rahmetin mi? (s.120)
  • Sen içmiyorsan, içenleri kınama bari;
    Bırak aldatmacayı, ikiyüzlülükleri;
    Şarap içmem diye övünüyorsun, ama,
    Yediğin haltlar yanında şarap nedir ki? (s.121)
  • Benden Muhammed Mustafa’ya saygı ve selam:
    Deyin ki, hoş görürse, bir şey soracak Hayyam:
    Neden Yüce Efendimizin buyruklarında
    Ekşi ayran helal da güzelim şarap haram? (s.123)
  • Kim demiş haram nedir bilmez Hayyam?
    Ben haramı helali karıştırmam:
    Seninle içilen şarap helaldir,
    Sensiz içtiğimiz su bile haram. (s.124)
  • Dünya, yıldıramazsın beni ne yapsan;
    Ölümden de korkmam, er geç ölür insan.
    Ölmemek elimizde değil ki bizim:
    İyi yaşamamak beni tek korkutan. (s.125)
  • Adım kötüye çıkarsa çıksın, ben böyleyim;
    Bir kerpicim de olsa, satar şarap içerim.
    O da gidince ne yaparsın diyecekler:
    Cübbemle sarığım ne güne duruyor, derim. (s.127)
  • Ben şarap içiyorum, doğrudur;
    Aklı olan da beni haklı bulur:
    İçeceğimi biliyordu Tanrı,
  • İçmezsem Tanrı yanılmış olur. (s.132)
  • Çekmeyiz aşağılık dünyanın gamını;
    Özleriz gül rengi şarabın canını;
    Şarap dünyanın kanı, dünya ise kanlımız;
    Niçin içmeyelim kanlımızın kanını? (s.138)
  • Seccadeye tapanlar eşek değil de nedirler?
    Küfelerle riya çamuru yüklenirler gezerler.
    İşin kötüsü, din perdesi arkasında bunlar,
    Müslüman geçinirken gâvurdan beterler. (s.138)
  • Güneşi balçıkla sıvamak elimde değil;
    Erdiğim sırları söylemek elimde değil;
    Aklım düşüncenin derin denizlerinden
    Bir inci çıkardı ki delmek elimde değil. (s.147)
  • Feleğin çarkı dönmeyecek madem muradımca,
    Gökler ha yedi kat olmuş, ha sekiz, bana ne?
    Ölüm bütün isteklerimi yok ettikten sonra
    Ha dağda kurt yemiş beni, ha mezarda karınca. (s.152)
  • Bin bir tuzak kurarsın yolun üstüne
    Adım atma yakalarım dersin bir de
    Bir zerre var mı dünyada yönetmediğin
    Neden asi dersin kendi yürüttüğüne? (s.167)
  • Dilerim ölünce şarapla yıkanayım
    Şarap şiirleriyle talkınlanayım
    Mahşer günü arayan olursa beni
    Meyhanemin önündeki topraktayım. (s.174)
  • Tanrı gönlünce yaratır da her şeyi
    Neden ölüme mahkûm eder hepsini?
    Yaptığı güzelse neden kırar atar
    Çirkinse suçu kim kime yüklemeli? (s.176)
  • Ezel avcısı bir yem koydu oltasına
    Bir canlı avladı Âdem dedi adına
    İyi kötü ne varsa yapan kendisiyken
    Tutar suçu yükler kendinden başkasına. (s.177)
  • Bulut geçti, gözyaşları kaldı çimende
    Gül rengi şarap içilmez mi böyle günde?
    Bugün çimen bizim, yarın kim bilir kim
    Gezecek bizim toprağın yeşilliğinde. (s.181)
  • Zahide hurilerle dolu cennet hoş gelir
    Oysa bana üzümün suyu daha hoş gelir
    Onun cenneti veresiye benimki peşin
    Ne var ki uzaktan davulun sesi hoş gelir. (s.192)

Dörtlükler (İş Bankası Yayınları, 30.Basım)

Yorum bırakın