Köpürüyor kanım lakin aşamıyor damarlarımı
Elimden gelse kesip atacağım boğazımı
Şu adi köstebeği bir yakalasam
Haddini bildirip her şeyin hesabını sorsam
Patlasam bir gayzer gibi saçılsam etrafa
Sel olup da dokunsam güneşe ufukta
Sevinemem zapt ettiğime güneşi de
Yanarım dostlarımın ihanetine kırk gün kırk gece
Çizmemden taşıyor olsa da kanlar
Caymam hedefimden kırkıncı ayı görene kadar
Ay ki gecenin sadık bekçi köpeği
Yokluğu bile en pis işlerin kara gelinliği
Bir ölüm var içimde, bilmem geceden mi yoksa güneşten midir?
Neyse, zaten birini kaybetmek için hep erkendir.

