Bir kadını çok sevmiş,
Saçlarında denizi okşamış, gözlerinde kırk yıl hatır bırakmıştım.
Kaşları karşısında hizaya geçmiş, parmaklarından gökyüzünü seyretmiştim.
Bir kadını çok sevmiş,
Kulaklarında buğulmuş, yanaklarında yağmura selam durmuştum.
Kirpiklerinde diken diken olmuş, narlaşmış, bülbülleşmiştim.
Bir kadını çok sevmiş,
Düşüncelerinde parmak uçlarımda dolaşmış, kedi gibi karanlığa parlamıştım.
Öptükten sonra beni doğmuş, milletimi sevmeyi öğrenmiştim.
Bir kadını çok sevmiş,
Öyle sevmiştim ki sevişmiştim.
Kendi kanımı kaynatmış, buharıyla sarhoş olmuştum.

