Adem’in Elması

Elma boğazımda, sen o elmada
Sakladı dünyayı gırtlağıma
Bölsem ikiye barışır mıyız?
Söyle Âdem, bir elma nasıl bedel dünyaya?

Alırsam cenneti, almazsam dünyayı veriyorum
Nasıl pazarlık bu? Hep ben kaybediyorum.
Çağırın uzlaşmacıları masaya
Bu kez sünneti ben icra ediyorum

Bahçemden geçerdi şarabın nehri, kırmızı
Yâr istedi bir kadeh kokteyl, içinde beyazı
Ne yapardım bir bahçe uğruna, sonsuza dek bu dırdırla
Bir elmaya almasaydım dünyayı?

Öyle dipsiz ki kuyu, bir kova çeksem kaktüsleri kuruturum
Bu lanetle nefsimi nasıl sustururum?
Kuşkusuz vardır bir diyeti,
Söyle Âdem, Kiramengilleri hangi omuzda bulurum?

İskender’i mi çağırayım, yoksa Albert’i mi?
Her yudumumda, lokmamda aynı hep beyazın zehri.
Söyle Âdem, düğümü atan hangi denizci
Ve nerede bulurum bu Gordion denen kenti?

Susma Âdem, susmasın oğulların da
Ben susmam gayrı, kızların da
Sor bakalım bi, bölsem ikiye barışır mıyız?
Söyle Âdem, bir elma nasıl bedel dünyaya?

Adem’in Elması” için 2 yorum

  1. Ademin cenneten kovulması cehennemi dünyada yaşaması içindi adem kovuldu ve yine cehennemi yaşayacakların ilk tohumunu attı türedi türedi ve cehenneme odun toplamak için lazım olan milyarlarca eleman açığını kapatıp dünya denilen cehennemde bırakarak kendi sözde kovulduğu cennetine geri döndü. O bir elmanın bedelini adem ödemedi biz ödüyoruz adem her koşulda kârlı çıktı işin içinden. Kemal Sunal’ın Postacı filmi geldi aklıma nedense hem kızı alıp hem abisinden bir şeyler alıyordu ev araba vs. Bedelini kızın abisine ödetip kârlı çıkıyordu. Yürü be adem hadi adem koş adem. Aslanım adem. Stop.

    Liked by 1 kişi

Yorum bırakın