Okumak

Okumak dediğimiz eylemi gerçekleştiren insanların sayısının giderek azalmasının sebepleri hakkında kafa yoralım mı biraz? Aslında okuyucuların sayısı azalmıyor elbette, ancak geçmiş yıllarla ve okuma-yazma bilen insanların sayısı ile oranlandığında düzenli olarak okuyan insanların sayısının çok az olduğu dikkatimizi çekiyor. TÜİK verilerine göre 2013 yılında okuma-yazma bilen insan sayısı 64.3 milyon, yayınların basım sayısı 2.8 milyon“Okumak” yazısının devamını oku

Türk Toplumunda Kadının Yeri

Kadın… ana, bacı, yâr… Türk erkeği için yalnızca bu kavramlardan mı ibaretti kadın? Yoksa biz ona o kadar çok anlam yükledik ki ne olduğunu bilemez hale geldik? Hepimiz bir kadından dünyaya geldik ve bir kadın seviyoruz ya da seveceğiz birçoğumuz. Binlerce yıllık tarihi olan insanlık kadar eski bir tarihe sahip milletimiz hiçbir zaman kadınına, anasına,“Türk Toplumunda Kadının Yeri” yazısının devamını oku

Kitleler Psikolojisi

Yazıma Gustave Le Bon’un Kitleler Psikoloji adlı kitabının ön sözünde yer verdiği bir ifade ile başlamak istiyorum. Kendisi tam olarak şöyle demiş: “Martin Heidegger, Karl Jaspers, Jean Paul Sartre, Albert Camus, Ortega Gasset gibi diğer existentialist(varoluşçu) filozofların da çıkış noktalarındaki temel budur: kitle içinde kaybolan ferdi kurtarmak, ona kendi müstakil hayatının, varoluşunun anlamını anlatmak ve“Kitleler Psikolojisi” yazısının devamını oku

Filler ve Devler

Düşüncelerim yıkılıyor birbiri üzerine Dumanlanıyor gördüklerim, yaşlanıyor gözlerim Duvarlar ayaklanmış koca birer dev Güreş tutuyorlar fillerle beraber bahçemin ortasında Akıl denen labirentte dönüp duruyor çözümlerim Yüklenmiş omuzlarıma ak kaşlarım Balçık dolu yolda ilerlemeye çalışıyor emellerim Koşması gerek hep, yetişmesi için ölümüme Lakin devriliyor duvarlarım üzerime Kahrolası fillerle beraber Atlar kişniyor, eşekler anırıyor Kalkınıyor yer, gökyüzüne“Filler ve Devler” yazısının devamını oku

Et, Kemik, Vakit

Sessizliğinle uyandır beni akşam üzerileri Kapat gözlerini, bütün ışıkların ört üzerini İçinden yanan yüreğimi bağışla şafakta Isıt parmaklarınla dans eden her şeyi ufukta Nefesinle dokun zikrime güneş tuttuğunda tepeyi Mühürlü dudaklarınla yaz yeniden kaderimi Dindir debdebeyi büyüyen yüreğimde ve usumda Eti kemik geçtiğinde vakit sokul yanıma usulca 2/Kasım/2020

Yaşamak

Hiç eksilmemeli martılar gökyüzünde Uçmamalı da ama özgürce Hiç unutulmamalı anılar birdenbire Ancak kaybolmamalı da geçmişte Hiç sevişmemeli insan insiyakiyle Sevmemeli de insaniyetle Hiç kaymamalı yıldızlar başlarımızın üzerinden Eksilmemeliler de gecelerimizden Hiç utanmamalı bir çocuk soru sorarken Utanmamalı hiç insan, bir çocuğun sorusunu cevaplarken Hiç gülmemeli güzel kadınlar dişlerini göstermeden Ancak üzülmemeli de hiçbir insan“Yaşamak” yazısının devamını oku

Bi’fırt Vişne Ve Vodka

Uçsuz bucaksız topraklardayım Dolaşmaktayım vişne bahçelerinde Elimde akşamdan kalma votkamı tutmaktayım Dikiyorum şişeyi, varmak için en dibine Derin bir fırt çekiyorum sigaramdan Ayaklarım şaşıp kalıyor birbirine Bir vişne atıyorum ağzıma koparıp ağaçtan Dikiyorum şişeyi, varmak için en dibine Bacaklarım ağrıyor yorulmuşum birazcık Oturmak için yanaşıyorum bir ağaç dibine Güneş doğuyor, sanki bir kızılcık Tekrar dikiyorum“Bi’fırt Vişne Ve Vodka” yazısının devamını oku

Emeklerim

Migrenimi azdırdığı için kızdığım güneşim Kızıp da yaka yaka tükettiğim gemilerim Alkollerim, akli dengemi desteklediğim Kuruyan pamuk tarlalarım kafamın üzerindeki Kelebekleri kozadan çıkamayan bahçem yüreğimdeki Ara sıra suladığım kanyonlarım tenimdeki Duvarlarını sigaramın dumanıyla boyadığım evim Ciğerlerimle savaşmaktan sıkılmayan merdivenlerim Bastonuma takılıp duran kapı eşiklerim Kalın gözlük camlarım, sürekli ıslattığım Gökyüzü ve aynadaki yüzüm bulanıklaştırdığım İşlemeli“Emeklerim” yazısının devamını oku

Sonsuz Lanet

Bir Tanrıyım ben yolunu şaşıran Ambrosiası çalınan kahrolası insanlar tarafından Bir nehir arıyorum içinde gayb olunan Tanrıyım ben, Narcissos gibi, bir nehirde aşkı arayan Halt etmiş bütün seferleri Büyük İskender’in Sonsuz arayışımın yanında, yıkan Sütunlarını Herakles’in Bir kaybetse insanlar beni, Tanrıları olacağım yeniden Tattırasım var bu yüzden, tüm insanlığa baldıran zehrinden Ancak o zaman yetiştirebilirim“Sonsuz Lanet” yazısının devamını oku

Satranç

Güneş altın dişleriyle ısırıyordu tenimi Kömüre çeviriyordu dişlerinin parazitleri beni Bense satranç oynuyordum nilüfer yaprakları üzerinde Sessiz küfürlerim büyüyordu yaptığım hamlelere içimde Ses tellerimin yerine martılar atıyordu çığlıkları Martılar yapmıştı zaten bu göleti, kullanarak (u)mutsuz gözyaşlarımı Vezir dolaşıyor peşimde Ölümsüz Yahudi misali Kaçıp uzaklaşmak istiyorum yüzmeyi öğrenen düşlerim gibi Uçup kaçmak istiyorum uçmayı öğrenen düşlerime“Satranç” yazısının devamını oku