Aslında ne var ne yoksa içimizde değil mi?Benliğimiz, enerjimiz, aklımız, yalnızlığımız, düşüncelerimiz, hislerimiz, beklentilerimiz, yaşadıklarımız, yaşamadıklarımız, varlığımız, yokluğumuz, umudumuz, umutsuzluğumuz, hayatımız, tanıdıklarımız, hatta doğumumuz ve ölümümüz…Ne çok şey sığdırırmış insan içine, mecbur kalınca intihar etmeme durumunu sürdürmeye… Bir insan sorgulamaya başlarsa içinde nelerin olduğunu, kendinden o denli uzaklaşıyor ve kendine o denli yaklaşıyor. Yani şimdi“İçimizdekiler” yazısının devamını oku
Yazar arşivleri: Antagonist
Herbert George Wells
İnsan hayatı, evrenin akışı içindeki girdap gibi, yanıltıcı bir şekilde sakindir; bilimse insanın karanlığa yaktığı bir kibrittir ve kibritin ateşi, karanlığın sandığımızdan daha da karanlık olduğunu gösterir. (s.13) Filby düşüncelere daldı. “Açık ki,” diye sürdürdü konuşmasını zaman yolcusu, “gerçek bir cismin dört yönde uzanması gerekir. Cisim, uzunluğa, genişliğe, derinliğe ve sürekliliğe sahip olmalıdır. Ne var“Herbert George Wells” yazısının devamını oku
Çaresizlik
Yalnızca yazabiliyor olmanın laneti dolaşmaktayken damarlarımda, hayal ederek yazamamanın acizliğini, yerinden oynamaya zorluyorum yüreğimde bağdaş kurmuş olan öküzleri. Lakin bildiğiniz üzere, öküzlere “öküz” oldukları için öyle sesleniriz ve onlara o şekilde davranırız. Ben hiç kolayca rahatını bozan, hatta bunu bir insan için yapan bir öküzle karşılaşmadım. Tanıdığınız başka öküzler varsa tanıştırmanız için size yalvaracak kadar“Çaresizlik” yazısının devamını oku
Amin Maalouf
Lübnan’ı ve başka yerleri yakından gözlemlediğim için, cemaatçiliğin demokrasinin gelişmesini hiç de kolaylaştırmadığını – aslında sadece ürkek bir örtmece bu – tanıklık edebildim. Cemaatçilik yurttaşlık düşüncesinin bile yadsınmasıdır ve böyle bir temel üstüne uygar bir siyasal sistem inşa edilemez. (s.44) Çocuk kendisini evlat edinen bir anne ile üvey anne arasındaki farkı bilir. Halklar da kurtarıcılar“Amin Maalouf” yazısının devamını oku
Atropos
Kaldırmayı unutma orta parmağını Umut taciri keserse önünü, bir falcı Bilir kaderinin orada yazdığını Okusun, üflesin ve sen, iyice aç kulaklarını Akheron’un uğultusu dolsun demir atölyene Lazarus kadar minnettar kılsın seni sevgiye Aşık ol bir Dryad’a ve Orpheus olmayı dile Eurydike doğsun sayende Evelyn de Morgan’ın tuvalinde Ahşap evini karyatidler yükseltsin gökyüzüne Prometheus ile kadeh“Atropos” yazısının devamını oku
Kuzey Işıkları
Sarılması bir insanın kendisine kollarının kısalığı yüzünden ulaşamadığında kimselere, küçük öpücükler kondurması ayalarını kıskandırmak için ellerinin üzerine… Henüz çok küçük bir çocukken, ülkemin güneydoğusunda yer alan bir şehirde yaşamaktaydım, oranın yabancısı olduğumu ten rengim haykırırdı kibarlığımın beni ele veremediği hiç konuşmadığım zamanlarda. Bilmem kaç yaşına kadar evin tek çocuğu olmam sebebiyle de alışkındım tek başıma“Kuzey Işıkları” yazısının devamını oku
Zaman
Uzunca bir süredir oturmaktaydım masamda. Güneş ne zaman bulunduğum şehri terk etti, onu bile hatırlamıyorum. Lambalarım kapalı, aklımda tek bir fikir, tek bir çıkış yolu bulunmamakta. Böyle durumlarda hep yaptığım gibi… Sana sesleniyorum zaman, sana sesleniyorum, göremediğim, tadamadığım, dokunmadığım, hızlandıramadığım, yavaşlatamadığım, özel bir çaba göstermeme rağmen hissedemediğim, alçak, hain, ikiyüzlü, pislik… sana sesleniyorum, senden büsbütün“Zaman” yazısının devamını oku
Edgar Allan Poe
Oysa gerçek her zaman bir kuyunun dibinde değildir. (s.37) Olağandışı ile anlaşılmazı birbirine karıştırmak gibi büyük ve yaygın bir hataya düşüyorlar. Oysa gerçeği ararken yol gösteren asıl olağanın dışına çıkan bu sapmalardır. (s.40) Yani kısacası “denier ce qui est, et d’expliquer ce qui n’est pas” tarzından hoşlanıyorum. *Rousseau: Nouvelle Hèloïse: “Olanı inkâr et, olmayanı açıkla.”“Edgar Allan Poe” yazısının devamını oku
George Sand
Belki de bir adamın başına gelebilecek en büyük felaket çok genç yaşta kendini parlak bir pozisyonda bulmasıydı. Kadınların gözdesi haline gelmek, kaba rakiplerin aptalca kıskançlıklarına maruz kalmak; tüm bunlar deneyimsiz bir ruhu baştan çıkarmak ve acemi yargılara kaptırıp bozmak için yeterliydi. Lionel sevilmenin mutluluğunu fazlaca tadarak ruhunu en ince ayrıntısına kadar tüketmiş, tutkuları çok erken“George Sand” yazısının devamını oku
Oscar Wilde
Bir şair her şeyin üstesinden gelebilir, başka hatası dışında. (s.11) …taklit hakaretin en samimi halidir. (s.17) Yaşamanın amacı bir sanat eseri olmaktır. (s.18) Kendini suçlamanın konforlu bir yanı vardır. Kendimizi suçladığımızda başka hiç kimsenin bizi suçlamaya hakkı yokmuş gibi gelir. Günahlarımızı bağışlayan itiraftır, rahip değil. (s.24) İnsan ya bir sanat eseri olmalı ya da bir“Oscar Wilde” yazısının devamını oku
