Anasızlığın anlamsızlığına, Sürükleniyorum girdapta… Babamın yaşlı gözü, Benim yaşlı gözüm. Kardeşimin yaşlı gözü, Söyleyecek yok yek sözüm… Anasızlığın anlamsızlığına, Sürükleniyorum girdapta… Ağlayamamak çok zor, Sönmez ateşi, ebediyen kor. Ana seni ben unuturum da Kardeşim benziyor sana… Unutulmuş/bir/zamandan
Kategori arşivleri: Genel
Hiç
Ne doğurgan bir kısraktır düşüncelerim Ne de sarmalanmış bir sakini piramitlerin Ne şairler doğurur şiirlerini Ne de şiirler öldürür şairlerini Ne doğdum ben bu şiirde Ne de bu şiir öldü kalemimde Bir kuru yer yoktur ki Amazon’da Bir nem Sfenks’in kafasında Bir karanlık nokta dünyanın merkezinde Bir ışık zerresi de yoktur dünyanın üzerinde Bir ölüm“Hiç” yazısının devamını oku
Aciz
Bir elim Plüton’da bir elim kürenin en ağırında Bir ayağım üzerinde en saklının ve bir ayağım altında en sağırın Nasıl çatlamam orta yerimden? Elektronik horozum öter her sabah Açar kafamı kalemtıraş misali Timsali olmayan bir âcizi Neden kabul etsin ki mürekkebi? Islakken yanaklarım daha bir keskin bu Ankara ayazı“Aciz” yazısının devamını oku
Sen Benim
Sen benim, Denize atıp da sektiremediğim taşım Fişeğimin yanından geçtiği hedef tahtam Kulağımı sağır eden tüfeğim Amortisi bile olmayan piyango biletim Üçüncüyü bulamadığım kazı kazanım Bakmaya korktuğum aynadaki suretim Kuramadığım hayallerim Hatırlayamadığım anılarım Dinleyemediğim şarkılarım Kapatamadığım sabah alarmım Koklayamadığım manolyam Masamda soğuyan çayım Sen benim yazamadığım son satır Sen benim, Son satırını yazamadığım şiirimsin… 06/Ocak/2020
Cansız Kölelerin Efendisi
Yatırın beni boylu boyunca Tuzlu suların üzerine Güzelim, bak bakayım bana. Utanma canım! Birbirimize bakıp kızarıyoruz, Fena şey mi? Gitme güzelim, kal biraz daha Sonra ben neylerim karanlıkta? Beyazımı getirin bana köleler İçim yanıyor Odama götürün beni, yine kaybettim kumarda Açın şu barajın kapaklarını da Alın şu tuzu üzerimden Yatırın beni boylu boyunca Temizlediğiniz çarşafın“Cansız Kölelerin Efendisi” yazısının devamını oku
Zeytin Ağacı
Bir zeytin ağacıyım ben Kıyısında coşkun bir nehrin Serin sularını vurur köklerime Hele ilkbahar oldu mu… Buz kesilir suyu, titrer yapraklarım Küçük bir zeytin ağacıyım ben Boyum kısadır benim Gölgem de küçüktür bu yüzden Ama sığışabilirse bir insan Kimseler söz edemez keyfine Köklerim de kısadır biraz Başka bir zeytin ağacına kıyasla Ama sağlam dururum ayakta“Zeytin Ağacı” yazısının devamını oku
Yıldız
Bir meltem eser havalandırırdı saçlarımı Dalga dalga vururdu yüzüme yalnızlığımı Her akşam, ufuk kızıla boyardı boğazımı Bir çaputla bağlardım, yanardağlar kıskanırdı Yalnızca mürekkebin yansımasında izlerdim yıldızları Daha parlak gözükürlerdi, gece kıskanırdı Dolunayı çizmeye çalışırken kirletirdim hep sayfaları Hangi kılıç keserdi ki kınını? Sayfalarım keserdi parmaklarımı Sevmezdi kızılı kalemim gelmezdi elime, utanırdı Ah o yıldızlar, neden“Yıldız” yazısının devamını oku
Bekle
Yazımı basitçe, anlamı derince… Kimler kimleri beklediler bunca süre? Kimler neleri beklediler bu gece? Kimler yetişebildiler kimlere? Ve kimler kavuşamadı nelere? Lakin demişler – bekle – diye, Yazımı basitçe, anlamı derince… Bir hayal kurar insan kendince, Bir damla su serper ateşli yüreğine. Serince… 06/Ekim/2019
Vuslat
Kaç kum tanesi var bu kumsalda? Kaç kum tanesi götürüldü dalgalarla uzaklara? Nerede bizim kumsaldaki ayak izlerimiz? Ve neredeyiz şimdi biz? Kaç dalga vurdu bu kumsala? Ve kaç dalga götüremedi bizi vuslata? 26/Ağustos/2019
Verem
Kan damlar kalemimden Veremli bir şairim ben Öksürdükçe yazarım Yazdıkça öksürürüm Ölürüm… Atın ölümü arpadan olsun… 14/Ağustos/2019
