Bulut

Gökyüzünün en mavi yerine demir atmış olan bir beyaz bulutun son boğumundayım. Süngerimsi yapısı sayesinde deliklerden aşağıda uç (amay)an kuşları, yaşa (yama)yan insanları izliyorum. Neresine aksam boğumun, ağır olduğumdan buluttan bile, uçurumun kıyısında kalıyorum. Bir başka bulutta başka “ben”ler görüyorum, acıyorum onlara gerçek “ben” olamadıkları için. Çekiştiriyorum boğumumu diğer boğumlara doğru, tek bir molekülüne bakabilmek için yalancı “ben”lerin. Ben çekiştirdikçe büyüyor delikler, sıkışıyor, daralıyor boğumum. Kuruyor nefesim… Dayanamıyorum ve atlıyorum altımdan geçmekte olan bir bulutun üzerine, ondan bile ağır olduğumu unutup. Koca bir delik açıyorum bulutun bağrında. Artık göğsünde yumruğu kadar boşluk olan tek varlık ben değilim. Çünkü ben, artık hayatın kaynağı değil, sonuyum. Kendi boğazını tıkayan bir damla suyum…

Bulut” için 16 yorum

  1. Gerçek ve yalancı ‘ben’ler gökyüzünde bir yerlerde illa ki denk gelip şimşek çaktırır ama sonucunda yağan doluysa tane tane ‘ben’cikler dökülür etrafa fakat yağmursa yağan, bir tohuma can vererek gerçek ‘ben’lerle kök salabilir toprakta

    Liked by 1 kişi

  2. Mutlu olunan zamanlarda derler ya hani bulutların üstünde gibiyim diye fakat bulutların üstündesiniz ama kendi boğazınızı tıkıyosunuz sevgili başyazar?

    Mutlu olmanız dileğimle…

    Liked by 1 kişi

  3. Bazı yazılarınızı anlıyorum, bazı yazılarınızı ucundan kıyısından anlıyorum, bazılarını hiç anlamıyorum, ne demek istiyor olabilir burada diye sorguladığım zamanlar çok oluyor. Yazılarınızı bir sınıflamaya koydum kendimce: Anladım, eh işte, anlamadım.
    İşte yine anlamadım diyebileceğim bir yazınızı zevkle okudum anlamayı çok isterdim ama biliyorum ki bazen sadece satırların sahibi dışındakilerin o yazıdan anlam çıkarması çok anlamsız -sadece bazen- 🙂

    Liked by 1 kişi

metehanntok için bir cevap yazın Cevabı iptal et