Herbert George Wells

  • İnsan hayatı, evrenin akışı içindeki girdap gibi, yanıltıcı bir şekilde sakindir; bilimse insanın karanlığa yaktığı bir kibrittir ve kibritin ateşi, karanlığın sandığımızdan daha da karanlık olduğunu gösterir. (s.13)
  • Filby düşüncelere daldı. “Açık ki,” diye sürdürdü konuşmasını zaman yolcusu, “gerçek bir cismin dört yönde uzanması gerekir. Cisim, uzunluğa, genişliğe, derinliğe ve sürekliliğe sahip olmalıdır. Ne var ki, insanoğlunun doğal bir sakatlığı sonucu, ki bunu da sizlere birazdan açıklayacağım, bu gerçeği gözden kaçırmaya eğilimliyiz. Gerçekte dört boyut vardır, üçüne uzayın üç düzlemi adını veriyoruz, bir dördüncüsüyse zamandır. Fakat önceki üç boyutla sonuncusunun arasına gerçekdışı bir ayrım çekilmekte, çünkü bilincimiz, kesintilerle, o sonuncusu boyunca, yaşamlarımızın başından sonuna dek tek bir yönde hareket eder.” (s.28)
  • Kızarmış yüzü bana veremlilerininkinin daha güzel bir şeklini hatırlattı; bir zamanlar çokça işittiğimiz o veremli güzelliğini. (s.53)
  • Bu insanların içinde yaşadıkları huzur ve güven ortamını görünce cinsiyetlerin bu yakın benzerliğinin beklenebilir olduğunu hissettim; çünkü erkeğin iktidarı ve kadının yumuşaklığı, aile kurumu ve mesleklerin ayrımı, bir fiziksel güç çağının saldırgan gereklilikleridir yalnızca. (s.62)
  • Güven içindeki enerjinin kaderi hep bu olmuştur; sanata ve erotizme alışır, ardından bitkinlik, sonunda çürüme gelir. (s.66)
  • Yorumum çok basit, yeterince de akla yakındı…bütün yanlış teoriler gibi! (s.67)
  • Ancak uzun uzun seyredemeyecek kadar huzursuzdum; uzun süre hareketsiz kalamayacak kadar Batılıyım ben. Bir problemin üzerinde yıllarca çalışabilirim, ancak yirmi dört saat boyunca hiçbir şey yapmadan beklemek… o ayrı mesele… (s.75)
  • Zihinsel çok yönlülüğün değişim, tehlike ve belanın telafisi oluşu, gözden kaçırdığımız bir doğa yasasıdır. Çevresiyle kusursuz bir ahenk içinde yaşayan bir hayvan, mükemmel bir mekanizmadır. Alışkanlık ve içgüdü çaresiz kalmadıkça doğa zekâya asla başvurmaz. Değişimin ve değişime gereksinimin olmadığı yerde akıl da yoktur. Yalnızca çok çeşitli ihtiyaçları ve tehlikeleri karşılamak zorunda olan hayvanlar zekâdan paylarını alırlar. (s.124)

Zaman Makinesi (İthaki Yayınları, 15.Basım)

  • Hayatta her şey kısmetse olur. Bunu bir tek ahmaklar göremez. (s.19)
  • Sanki dünyanın bütün acıları bu çığlığa yansımıştı. Yeni de, böylesi bir acının yan odada sessizce çekiliyor olduğunu bilseydim sanırım pekâlâ katlanabilirdim – hep düşünmüşümdür. Duyulan acı dile gelip de yüreğimizi sızlatmayagörsün, o acıma duygusu insanı harap eder. (s.42)

Doktor Moreau’nun Adası (İş Bankası Kültür Yayınları, 8.Basım)

Birisi “Herbert George Wells” üzerinde düşündü

Yorum bırakın