Yedi İşe Yaramaz Adam

“İşe yaramaz adamlarız zaten” dedik
Diziliverdik bir yuvarlak masanın etrafına
Uzundan kısaya, zayıftan şişmana
Sonra sırayı karıştırıp öylece ayakta dikilmeyi seçtik

İşe yaramaz adamlarız zaten, birimiz ayaklı cenaze
Beş karış hep suratı, yüreğine gömmüş tüm iyileri, sevdiklerini
Zamanın tokadını yiyince de şaşırmış kendini
Öyle bir şaşırmış ki unutmuş gömünün yerini bile

İşe yaramaz adamlarız zaten, birimiz pek müstehcen
Yalnız kendisi hakkında konuşur veyahut Tanrı
İkisi de aynı onca, hepi topu birer sanrı
“Sen” dediniz mi de hep daha bir sevecen

İşe yaramaz adamlarız zaten, birimiz Pollyanna’nın bastonu
Sanırsınız evini kurmuş çil çil, birincinin gömüsünde saklı
Ona göre kader mahkûmları bile deliliklerinde haklı
Hayal gücü de sınırlı, hepsi iyinin başka bir tonu

İşe yaramaz adamlarız zaten, birimiz âşık
Zaten insan gönlünü taşır durur da ömrünce
Nasıl kaptırmaz servetini bir güzele?
Maşukanın ufuk çizgisinde gezer, her zamankinden daha bir şık

İşe yaramaz adamlarız zaten, birimiz hiçbir işe yaramaz
Varsa yoksa tüketir, mahalledeki kadınlara dedikoduyu öğretir
Hatta kahvedeki kayıp oyun taşlarını bulup getirir
Bir işe yaramamaktan gayri de bir işe yaramaz

İşe yaramaz adamlarız zaten, birimiz yalnız
Henüz göremedim gözlerini kırk beş dakikadır
Bu dünyadan göçeli çok olmuş, yokmuş bilmem kaç yıldır
Ne zaman gelse, ne zaman görsem, hep yalnız

“İşe yaramaz adamlarız zaten” dedim
Başladım bir öğüttür vermeye, bir şiirdir yazmaya
Haksızlık ettim beşincimize biraz da
Oysa ben de yediye böldüm kendimi, başka da bir işi beceremedim

Yedi İşe Yaramaz Adam” için 9 yorum

diosfugitivo için bir cevap yazın Cevabı iptal et