Bir Kadın

Bir kadın tanıdım çok akıllı, çok zekiydi Doktor olsa olurdu, mühendis olsa, mimar olsa da Mürebbiye olsa pekâlâ iyi olurdu mesela Ama ben onu gözlerinden tanıdım hep Ellerinden tanıdım, saçlarından tanıdım Ama en iyi kasıklarından bilirim o olduğunu Bir gün de bir kadını tanıyamadım hiç Üzüm de dokunuyor artık içince, yaşlandım herhal O kadın da“Bir Kadın” yazısının devamını oku

Başka Bir Şey

Kimi zaman – kimi zaman dediysem çoğunlukla – aklımı saran farklı düşünceler sebebiyle bazı sorunlar yaşıyorum. Bu sorunları kabullenmek gibi bir seçeneği de henüz aklıma getirebilmiş değilim. Çünkü benim büyüdüğüm yerde – aslında yerlerde olmalı – pes etmek bir seçenek olarak sunulmazdı kimseye ve kimse şimdilerde insanların – umarım herkes benim onları insan yerine koyduğum“Başka Bir Şey” yazısının devamını oku

Sana Yazıyorum

Bir gün bir yazıma şöyle başlayacağım: “Bir yana bütün bu şehrin ışıkları Bir yana bütün yıldızlar geceleri ışıldayabilen şehirlerde bile Bir yana sabahları beni uyandıran, akşamüstleri içimi ısıtan güneş Bir yana gece lambam yarı sönük Bir yana yıkanırken nehirde balıkların parlak pulları gözümü alan Bir yana feri sönmüş, ölü gözlerim Bir yana bir zamanlar içimdeki“Sana Yazıyorum” yazısının devamını oku

Çocuk Olmak

Çocuk olmaktan daha güzel sayılabilecek çok az şey var sanırım dünyada. Hepimiz eminim ki çocuk olduğumuz bir dönemden güzel bir anıya sahibizdir. En kötü çocukluğu bile yaşamış, aileleri dağılmış, yeniden kurulmuş, yoksulluk içinde yaşamış, en sevdiği oyuncağa hiçbir zaman sahip olamamış veya en sevdiği yemeği bir daha asla yiyememiş olanlarımızın bile çocukluğundan bugünlere kadar içindeki“Çocuk Olmak” yazısının devamını oku

Göçmek Üzerine

Zamanı gelince göçer gider ya herkes, ben de göçüp gidiyorum aslında her gün, her saat ve her dakika. Yalnızca nereye olduğunu henüz anlamış değilim. Her nereye gitsem başka bir yeri özlüyorum. Özlemim geçsin diye sonra kalkıp başka bir yere gidiyorum. Bu yüzden ne nereyi aradığımı ne de nereye vardığımı veya varacağımı bir türlü anlayamıyorum. Neden“Göçmek Üzerine” yazısının devamını oku

Tuzdan, Yağmurdan

Bu vakitte kimsesiz kalıp sokağa düşüyor fikirlerim Delidanalar gibi tepişiyor, koşuşturuyorlar etrafta Terliyorlar bez sıkıştırıyorum arkalarına, daha çok Terleyip denize atlıyorlar cumburlop Üşüyüp meşaleler söndürüyor, ampuller kırıyorlar üzerlerinde hadsizce Yanıp yanıp sönüyor, susuyor meydandaki çeşmeye ağızlarını dayıyorlar Kana kana kanı içiyorlar, mutluluktan Havaya uçuyorlar nefes alamayıp, sonra Ölmediklerini anlayıp çakılıyorlar yere hüzünlü dolu taneleri gibi“Tuzdan, Yağmurdan” yazısının devamını oku

Soykırım Sebebi

Dur bi’dakka bi’şey söylemem gerek Çünkü neden söylemeyeyim ki? Muzaffer bu sabah seni sordu teşekkür için Biz sigara içip laflarken Şakir’le Komşularına hindi füme vermişsin Bu arada Şakir’in de selamı var sana Epeydir o eşlik ediyor sigaralarıma Yollara tuz dökmüşler ondan gelemiyormuş yanına Katlanır yatak da katlanamıyor artık bana Bunun adına katlanmak diyecek olursak eğer“Soykırım Sebebi” yazısının devamını oku

Dünyanın Tasması

Zirvedeki tahtında paşalar gibi yayılıyor güneş Deniz ebru yapılıyormuşçasına coşturuyor balıkları Ayak parmakları arasında tatlı bir rekabet içinde dalgalar Kum taneleri sihirbazlık peşinde yengeçlerle Mevsimleri gelsin diye tepişiyor dallarında erguvanlar Akasyalar kanmış bile tuzlu meltemin fısıltılarına Marşlar eşliğinde uygun kulaç geçiyor boğazdan yunuslar Boncuklar, mavişler, karabaşlar bir an olsun ayrılmıyorlar pencere önlerinden Gebetto’yu arıyor estetik“Dünyanın Tasması” yazısının devamını oku

Boşu Boşuna

Ekimlerden sonra gelsin Mayıslar, Birbirine bakan bulutlardan sonra yağmurlar. Mayıslardan sonra gelsin Temmuzlar, Alnının akıyla uzayan saçım Ve sakalımdan sonra aralıklar ve açıklıklar. Temmuzlardan sonra gelsin Ocaklar, Uzayan boyumdan sonra zonklayan topuklarım. Ocaklardan sonra gelsin yeni vaatler Benden sonra gelsin aklına hep Sarı laleler, yüzen güller, dayak yemiş papatyalar, Kılıç kuşanmış kekikler, rüzgârla dans eden“Boşu Boşuna” yazısının devamını oku