Doldurmuşum ceplerimi parmaklarımla Dolaşmaktayım sokaklarda, koltuğumda kitaplarla… Titremek güvercinlerle Kurtuluş’ta Senin üzerine, bir yer ayırmak bize. Demir parmaklıkları izlemek İçeriden, duman altından. Bir martı olmak Ege’de Düşmek bulutlardan, kaybolmak Sonsuzluğun ilk adımında. 31/Aralık/2018
Kategori arşivleri: Genel
Sonbahar
Bir sonbahar sabahı gelmiştin bana O zamanlar maviydi gökyüzü Tuzluydu deniz Bir sonbahar akşamı gitmiştin benden Kızıllık yağıyordu gökyüzünden Her bir damla kalbimi deliyordu Nereye baksam kanıyordu Utandım, bakamadım martılara Korktum, dokunamadım dalgalara Bir delik bulup saklandım sonra Kış geldi üşüttüm, Yaz geldi, ateşler içindeydim Aylar sonra, Sonbahar geldi uzak diyarlardan Ve ben, Sonbahar ile“Sonbahar” yazısının devamını oku
Saçları
Oturdum bir sohbete Evvelki gün, kendi içimde Dikildim ayakta, öylesine Direttim dizlerime Dik dur diye, kendi yüreğimde Ah! Yağsa yağmur bir daha Bardaktan boşanırcasına İçimi doldururcasına Alsa kalbim kokusunu, boynunu ıslatsa Ve hiç durmasa Kırgın bulutlar, fırtınalı hava İçimde ve dışımda Birbirine karışsa Saçları dolansa boğazıma Beni boğsa -/Ekim/2018
Ben
Boş bir sayfa, Bir kalem ile biraz mürekkep, Biraz umut ve Biraz da hayal gücü. Ekle sen de bir şiir hayatına, Elekten ele, ele gitsin yelle. Esen yel alır gider, Eskilerden beri yaptığı gibi. Noldu? Olmadı mı? Niçin kızıyorsun bana? Neden tutmuyor bir hissin diğerini? Neyse, unut hepsini… -/Aralık/2017
Gökyüzüm
Sen gökyüzü, ben martı. Kabuldür aşkının her şartı. Ey gökyüzüm! Ne kadar uzağa gitsem de Sonun gelmiyor, gelmeyecek, gelmesin de… Ne büyük onur kanatlarım adına, İntihara uçmak aşk adına. Kanatlarımın halinden gökyüzü mü kıyaslanır, Kalemimin halinden Vapur mu yahut? Kanatlarım kopana, kalemim kırılana… -/Aralık/2017
Medeniyet
Merhaba insan(lık), Ezber bozmaya çalışıyorsun sanırım. Derdini boşvermiş, dertsizsin. Ezber yetini kaybetmişsin ya da Niçin derdin değil gerilemek? İnsan(lık)dan bu denli uzaktasın. Yüzler kaybedip, geri kazanamıyorsun. Eğitimi boşvermiş, dertsizsin. Terkedilmiş, terkedici ve yoksunsun. -/Kasım/2017
Koza
Bak masamdayım, bulutlar tepemde. Hep nemli havam, yağdı yağmur, yağacak. Akacak yanaklarımdan kalemime, Kirlenecek yeni açtığım saife. Elbet yenisini de açacak kafam Gelip zamanımı sel gibi çalacak Kelimeler yetmeyecek örgüme Konacaklar kelebekler dizlerime Terden içecek kelebek alnımdaki Gelince kelebek, zamanı uçacak Kahve ağacına kozayı örmeye İçine kapanacak, ebediyete. -/Ekim/2017
Uzak
Ey Sevgili! Eğer, Gözlerine bakmayacaksa gözlerim Bir ömür… Ben cehenneme kör giderim. Ey Yüce Rabbim! Yalnızca birbiri için atan iki kalp, Nasıl uzak kalır aylarca Ve nasıl atar dakikada onlarca… Ey Kalp! Yeterince büyük mü aşkım Büyükse nasıl sığar yumruğuma Bir, iki damla ayır bana, yarama. -/Temmuz/2016
Kaç!
Kaçıncı! Kaç parça kayalıklardaki ceset? Kaçıncı koma? Ah! Damar mı varmış kesilemeyen? Kaçıncı banyo? Pat! Pa! P… Kaç mermi ki bir şarjör? Rus rulati; Sağ ve sol elinle… Kaçıncı mermi? Fikirlerimi parçalayan… Şiirimi yarıda bı -/Ocak/2016
Bedbaht
Teşekkürler… Her sabah gelişin geliyor aklıma, kollarıma Ayaz vuruyor, buz tutuyor parmaklarımın altısı da Birisinin başı dumanlı kürekçisi ta şuramda Dün tulumbacılar çalıştı habire doldur dedi anason Eh, demiyor ki biri “ama son” diye kalp tek(me)ledi aşağıdan Bir de gidişin hiç gitmiyor aklımdan, kollarımdan -/Aralık/2015
